Basınımızda güzel şeyler de oluyor

Ana Sayfa
29 Şubat 2016 Pazartesi
H. Yahya Şekerci
huseyinyahya@millet.com.tr
Medya, en çok eleştiriye tabi tutulan unsurların başında geliyor son dönemlerde. Öyle ki eli kalem tutanların ifadeleri, manşet savaşları siyasetten daha çok konuşuluyor çoğu kez. Her politik kesim kendince yorum yapıyor, tenkitlere tabi tutuyor muhaliflerini. Genel itibariyle gergin, genel itibariyle sinir uçlarına dokunan türden şeyler bunlar. Ama ben bugün ‘güzel şeylerden’ bahsetmeyi deneyeceğim.

Tvnet’in Erbakan belgeseli

Güzel şeylerden bahsetmek zor gibi görünse de görmek isteyenler için çok şey olduğunu söyleyerek başlayabilirim. İtiraf edeyim, dün ve önceki gün Tvnet’te izlediğim Erbakan belgeseli bu yazıyı yazmamın ana motivasyonlarından birini teşkil ediyor. Evet ‘Büyük Türkiye İdealine Adanan Bir Ömür Necmettin Erbakan’ başlığıyla yayınlanan bu belgeseli büyük bir keyifle izledim. Ciddi bir emeğin, kaliteli bir yapımın eseri olan bu belgesel, merhum hocamızı daha önce hiç görmediğim görüntüler ve fotoğraf kareleri eşliğinde anlatmış; çok da şık olmuş.

Metinlerden, görüşü alınan insanlara ve görsellerine, grafiklerine kadar tastamam bir belgeseldi izlediğim. Fikir sahiplerinden bu eserin ortaya çıkmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum bir seyirci olarak. Harikaydı.

TRT Belgesel’in başarısı

İyimserliğe ihtiyacımız var deyu iyi şeyleri görmek adına çıktığım yolculukta aktaracağım ikinci husus TRT Belgesel. ‘Türkiye’den harika işler çıkıyor’ dedirten bir kanal TRT Belgesel. Bu topraklara dair birçok unsuru kaliteli bir şekilde izleyebiliyorsunuz. Örneğin bir tespih belgeseli seyretmek aklınızın ucundan geçer miydi ya da udun nasıl yapıldığını merak ettiniz mi? İşte bu soruları doyurucu bir anlatım ile seyrettiren bir televizyondan bahsediyorum. Sadece bu da değil, aslında uluslararası çapta neler yapabileceğimizin de bir ispatı gibi işler var.Dünyanın öbür ucundan kareler geçiyor. Ancak tebrik edebiliyorum.

Diriliş Postası’nın hassasiyeti

Son olarak, kuruluşunda yer aldığım, dış haberler müdürlüğü ve genel yayın danışmanlığını yaptığım Diriliş Postası gazetesinin kadirşinaslığını anlatmak istiyorum. 28 Şubat 2015’te kurulan Diriliş Postası dün, kuruluşunun birinci sene-i devriyesini şık kokteyller vererek, şatafatlı mekânlarda protokole yemek ikram ederek değil, bizatihi mülteci kamplarında, oradaki çocuklarla beraber idrak etti. Gazetenin genel yayın yönetmeninden patronajına ve yazarlarına kadar herkes oradaydı.

Mülteci çocuklarla şakalaştılar, onlarla oyunlar oynadılar, büyükleriyle de dertleştiler, yardımlar toplayıp götürdüler İstanbul’da Urfa’ya.

Erem Şentürk’ü tebrik için aradığımda sesi oldukça heyecanlı geliyordu. Anlattığı bir hususu nakledeyim. Mülteci aile reislerinden biri Erem ağabeye “ben sizi evimde ağırlamak istemez miydim” diyor. Suriye’de evinin olduğunu ancak rejimin her yeri mahvettiğini söylüyor. Böylesi bir günde, böylesi bir hassasiyetle muhacirlere dertdaş olanlara selam olsun.
DİĞER YAZILARI
29.2.2016 Basınımızda güzel şeyler de oluyor
 

24.2.2016 Kilis’in Nobel adaylığını desteklemiyorum
 

22.2.2016 Günaydın Bayan Merkel!
 

19.2.2016 Şüpheli aramaya lüzum yok!
 

17.2.2016 Muammaya yolculuk
 

15.2.2016 Türkiye batıyı korumak zorunda mı?
 

10.2.2016 Batının İnsanlıktan Anladığı!
 

3.2.2016 PYD/PKK çizgisinin samimiyetsizliği
 

2.2.2016 Herkesin adamı PYD
 

24.12.2015 Devrimci şiddet!
 

11.12.2015 Nobel ritüelleri ve bizimkiler
 

23.11.2015 Camianın ağabeyi başkanlık koltuğunda
 
ÖNE ÇIKAN HABERLER
YAZARLAR
sayaç
Millet Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FESK ve Basın Kanunundan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş. ' aittir. İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.